CHAT   

 ARAMA  

     E-MAİL

 

Ana Sayfa

Hipnoz nerelerde ve nasil kullanilir

Hipnoz Cesitleri

Hipnoz nasil yapilir

Merak Ettikleriniz

Trans ve Hipnoz

Hipnozun Tarihcesi

Hipnozun Yan Etkileri


hipnovizyon , hipnoz dunyasinin ilk sanal dergisi

HIPNOZUN TARIHÇESI


Tarih sayfalarinda hipnozu üç ana baslik altinda inceleyebiliriz.
A) Mesmer öncesi,
B) Mesmer dönemi
C) Mesmer sonrasi ve günümüzde hipnoz.

A-) MESMER ÖNCESI
Tarihin ilk insan topluluklarindan günümüze kadar.genis bir zaman araligi içinde, çesitli kavim ve toplumlarda genellikle gizli ilimlere giren hipnotik fenomenler, degisik yöntemlerle elde edildiler ve hala elde edilmektedirler.
Bu arada Çinliler, Ibraniler, Keltler, Grekler, Misirlilar, Eskimolar, Kizilderililer, Sibirya ve Orta Asya Samanist toplumlari, Japonlar, Afrika tolumlari, Güney Pasifik, Endonazya ve Hindistan ile; Nihayet Arabistanda, Anadolu Selçukiler ve Osmanlilarda hipnotik fenomenler günlük yasayisin geregi olarak, büyücü-hekimlik veya büyücü rahiplik maksadi; sahte hekimlik veya sirf dini amaçlarla kullanilmislarsa da, bunlarin hiçbirisi bilimsel bir disiplin konusu olmamistir.

B-) MESMER DÖNEMI
Bilimsel hipnozun baslangici olarak, Franz Antonie Mesmer'in "Yildizlarin Insan Vücudu Üzerindeki Tesirleri" isimli tezinin tarihi olan 1765 senesi kabul edilmistir. Mesmerin bu tezinde ileri sürdügü düsünceye göre, evren manyetik bir enerji ile doludur. Insanin içinde de bu enerjinin bir kismi mevcuttur. Insandaki hastaliklarin sebebi, vücuttaki bu akiskan enerjinin dagilim bozuklugu yani dengesizligidir. Bu enerji herhangi bir metodla bir insana dogrutulur ve koyulastirilirsa o insani hastaliklarindan ve izdiraplarindan kurtarmak mümkündür.
Gerçi miknatislarla tedavi fikrinin orijini Mesmer degildi. Ondan çok daha öncede, bir çok alsimist fizikçi ve tip adami miknatislarla tedavi yapiyor ve bunlari aralarinda Mesmerin de bulundugu bir çok kimseye gösteriyordu. Bu kimseler arasinda rahip Gassner ve astronomi profesörü Maximilien Hell de vardi. Fakat bu usulü teori olarak gelistiren ve sadece miknatislarla kalmayip, manyetik akiskani miknatislardan oldugu gibi insanlardan ve baska cisimlerdende yayinlandigini "Manyetizm Animal Teorisi" halinde ortaya atarak, etrafinda bir asirdan fazla süren fikir münakasalari yaratmasi dolayisiyla Mesmer, manyetizmanin kurucusu sayilmaktadir.
Mesmerin bundan sonraki çalismalarinin genel görünüsü bahsi geçen manyetik enerjinin dogrultulma ve koyulastirma metodlari üzerinde pek çesitli denemelerden ibarettir. Akiskani parmak uçlarindan yayinlamak, miknatis çubuklarini tutturarak insanlara geçirmak, miknatislandigina inanilan bakir çubuklari, cam parçalarini,sulari, agaç parçalarini insanlara dokundururak onlari manyetize etmek, hatta bu görünmez akiskani siselere doldurarak nakil ve sevk etmek gibi usuller, neticede Mesmeri bile tatmin etmemis ve Mesmer de basari kazanmamis bunca vak'ada etkin olan mekanizma hakkind kesin bir neticeye varamadan 1815 de ölmüstür.
Bugunün düsünürleri için bilim çevrelerinin ayricalikli bir simasi olan üç fakülte mezunu Mesmerin böyle bir teori ortaya atmasi garip olabilir. Ancak unutumamalidir ki o senelerde tek hücreli canlilar sadece gözlenebilmis fakat bunlarin hastalik sebebi olabilecekleri, hatta yoktan var olamayacaklari dahi henüz ispat edilememisti. O zamanki bilimsel düsüceye göre bal arilari ölü bir dananin boynuzlarindan, tarla fareleri nehirlerin çamurlarindan meydana gelebilirdi. Hatta Ross gibi bazi tabiat bilginleri " Bu iddialari kabul etmemek demek; akil,mantik ve tecrübeden süphe etmek demek olur diyordu.Mesmerin teorileri ise tatbikatta bir oran içinde olsa da, gözle görülebilir pozitif neticeler verebiliyordu.
Mesmerin tedavi tekniginde, hastalar perdeleri isik sizdirmaz bir salona merasimle topluca alinirlar, iyice los olan ve yan odalardan gelen lirik piyona nagmeleri ile dolu olan bu salonda, hiç ses çikarmamaya özellikle dikkat ederek siralar halinde dururlar ve ortada bulunan sadirvan seklindeki bir kapakli havuzdan uzanan demir çubuklari tutarak hasta yerlerine yapistirirlar ve böylece Mesmeri beklerlerdi. Daha sonra erguvan rengi elbiselerinin içinde Mesmer görünür siralar arasinda dolasarak hastalari PAS adi verilen el hareketleri ile iyi ederdi. Hastalardan çogu birsey hissetmezlerse de konvülsiyonlar, ekstaz halleri, pityatik krizler ve çirpinmalar gösterenler olurdu. O zaman bu hallerin hepsine birden manyetik kriz adi verilir ve hastanin iyi olmasi için böyle bir kaç kriz geçirmesi istenirdi.
Mesmer bu seanslara yaralilar, epileptikler ve bunaklar hariç herkesi kabul ediyordu. Bu tedavi seanslari Pariste çok büyük ilgi topladi ve Mesmer hayranligi o kadar büyük kitlelere yayildi ki 16. Louis Mesmerle ilgilenmek geregini duydu. Ve Lavoisler gibi devrin bilgin kisilerinin de dahil bulundugu bir komisyona Mesmerik fenomenlerin incelenmesi vazifesini verdi. Iki üyesinin muhalefetine ragmen, komisyon meselenin sarlatanliktan ibaret oldugu seklinde bir rapor düzenledi. Bu rapordan sonra basinin da kiskirtmasi ile kamuoyunun aleyhine döndügünü gören Mesmer Paris'i terketti. önce Ingiltere'ye ve sonra Avusturya'ya geçti ise de bundan sonraki hayati hipnotizma tarihi için önemli olmadi.
1784 senesinde Marquis Puysegur o zaman kadar bilinmeyen bir fenomeni gözledi. Manyetize ettigi bir hastasi yapay olarak uyurgezerlik gösteriyor ve bu durumda Puysegur'ün emirlerine tam bir itaat içinde oluyordu. Bu fenomenin kesfi ile manyetizm tarihinde yeni bir çigir açilmis oluyordu. 1784 den 1843 e kadar süren bu devreye Somnanbulisme artificiel devri adini verebiliriz. Bu devrenin belirli özelligi Somnanbulizm üzerinde uzun, yorucu ve sabirli denemelerin bikmadan tekrar edilmis olmasidir. Çünkü o devirde Somnanbül halindeki sujelerin "Lucit" hale geldigine inaniliyor, sujelerin her türlü mucizeyi göstermesi tabi bir halmiscesine bekleniyordu. Lucit sujeler karsi karsiya geldikleri hastalara teshis koyuyor, tedavilerinin nasil olacagini bildiriyor, gelecekten haber veriyor, uzaklari görebiliyor ve kapali gözlerle görebiliyorlardi. Üzerine münakasalarin devam ettigi bütün bu uç davranislarin yaninda, anestezilerin cerrahide kullanilmasi da bu devirde baslamistir. Fransa'da 1821 de Recamier, 1829 da Cloquet agrisiz ameliyatlar yaparken, yine bir fransiz disçisi olan Qudet 1837 de telkin edilmis anesteziden istifade ederek ilk defa bir dis çekiyordu. Bu vak'a hipnotik fenomenlerin dis hekimliginde uygulanmasina ait bilinen ilk vak'adir.
1837 de Ingiltere'de Dr. John Elliotson manyetizma ile ilgilendi. Fakat derhal resmi makamlarin reaksiyonu ile karsilasti. 1838 de British Medical Council Ingiltere hastanelerinde manyetizma uygulamasini yasakladi. Dr. Elliotson bu bilim disi davranisi protesto maksadi ile resmi vazifesinden istifa etti ve manyetizma ile ugrasmaya devam ederek, 1843 de Zoist adli dergiyi çikardi.
Hindistanin Kalküta sehrinde Dr. Esdaill, Zoist mecmuasini okuyarak konuya ilgi duydu. 1845 de basladigi manyetik anestezi ile yapilan ameliyatlarina 1851 yilina kadar devam etti. Bu zaman araligi içinde binlerce ameliyati basari ile bitirdi. Ancak 1851 de memleketi Iskoçya'ya döndügünde kimseyi inandiramadan öldü.

C-) MESMER SONRASI VE GÜNÜMÜZDE HIPNOZ
1841 de Ingiltere'de Dr.JAMES BRAID manyetizma konusu ile ilgilendi.
Yeni bir ilgi alani olarak ele aldigi bu konuda transin göz sinirlerindeki yorgunluk sonucu hasil olmus bir uyku olup olmadigini denemek istedi.
Süjelerini parlak bir cisme baktirarak transa soktu.Böylece bütün manyetik usullerin ve teorilerin lüzumsuzlugunu gördü. Transa giren kisinin dis görünüsünü "uyku"ya benzettiginden ilk defa olarak bu olguya HYPNOSIS diyen kisi olmustur.
Manyetizmacilar manyetik usullere bir müddet daha devam etmislerse de zaman HIPNOZ'un lehine çalismistir.
1864 de Fransa'da NANCY'de Liebeauld,Braid'in metodlarinigelistirdi.
Liebeauld gözleri fixe edilmis süjesine sözle de telkinlerde bulunuldugunda hipnotik transin daha çabuk elde edildigini gördü.
1880 de Fransiz nörologlarindan CHARCOT'da hipnozla ilendi.Charcot,hipnozun bir histeri monifestasyonu olduguna dair kanaat belirtti ise de Nancy ekolü bu görüsün yanlisligini dile getirdi ve neticede Hipnoz'un normal psikolojik bir hadise oldugu anlasildi.
1885 te Freud Paris'te hipnozla ilgilendi. Karsilastigi güçlükler dolayisiyla yeni metodlar arastirdi.Serbest Çagrisim metodunu kurdu.Bu suretle ileride Panseksüalizm teorisine varan psikanaliz metodlari dogmus oldu.
1890 da CARTER ve TURNER isimli ingiliz isçileri agrisiz dis çekiminde hipnotik anestezininkullanilisini gösterdiler.
1893 te Charcot'un ölmesi ve 1918 de Freud'un basarili olamayarak hipnozu birakmasiyla ikinci dünya savasina kadar latent bir devreye girilmis oldu. Ikinci dünya savasi sonrasi savas nevrozlarinin artmasi ve psikanaliz yönteminin uzun ve yorucu olmasiyla Hipnoz tekrar gündeme geldi.Savas sonrasinda klinik ve deneysel hipnoz alanlarinda bir çok yayin görüldü.Amerika ve Ingiltere'de klinik ve denel hipnoz,tibbi hipnoz,psikosomatik,dis hekimligi,uyuglamali psikoloji ve hipnodonti dernekleri gibi bir çok dernek ve organizasyon kurulup fikirlerini yayan dergiler yayinlanmaya basladi.
1957 de "Michigan State Board of Dentistry",Amerikan bassavcisindan dis hekimlerinin günlük pratiklerinde hipnoz kullanabilecegine dair resmi bir karar çikardi.
Bugün ABD'de hipnoz konusu ile ilgilenen bir çok organizasyondan hemen hepsi dis hekimlerine de açiktir ve büyük bir kismi da dis hekimlerinindir.Tüm dünyada konuya ilgi duyan dis hekimleri sayisi her geçen gün hizla artmaktadir.Bu sebeple bir çok Dis Hekimligi Fakültesi ve Hipnodonti cemiyeti dis hekimleri için hipnoz kurslari açmislardir.

TÜRKIYE'DE HIPNOZ
20.yüzyil Türkiye'sinde Operatör Doktor I.Hüsnü Öztürk,Numune Hastanesi Bashekimligi sirasinda Gözle tespit,Sözle telkin metoduyla video kayitlarina da geçmis,guatr,sezeryan vs. dahil irili ufakli yüzlerce ameliyati hipnoanestezi ile gerçeklestirmistir.
Yine 60'li yillarda Uzman Psikiyatris Prof.Dr.Recep Doksat yaptigi yararli çalismalar ve Hipnotizma adli eseriyle ülkemizde hipnoz ilmi açisindan önemli bir sayfa açmis,basta oglu Psikiyatris Dr.Kerem Doksat olmak üzere yüzlerce Hipnotistin önünü aydinlatmistir.
Ayni yillarda Endodontist Dis Hekimi Dt.Turan Cengiz Ist. Dis Hekimligi Fakültesi uzmanlik tezini HIPNODONTI adiyla yaptigi çalismalarla vermistir.Prof.Dr.Cengiz Ege Üniversitesinde kürsü baskanligi ve dekanlik yaptigi siralarda da hipnodonti çalismalarina devam etmis,az da olsa hipnodonti derslerini baslatarak ülkemizde önemli bir ilki baslatmistir.
Yine Ege Üni. Dis Hekimligi Fakültesinde Doç. Dr.Necmi Gökay hipnodonti çalismalariyla dikkat çekmis,sayisiz kongre ve konferaslarla tebligler sunmustur.
1982 de Dr.Mehmet Ayvaci Ege Üni.Dis Hekimligi Fakültesi Yüksek Lisans Bitirme tezini HIPNOTIZMA adli bir çalismayla vermistir.Multivizyon teknigi ile defalarca kitle hipnozu uygulayan Hipnodontist Ayvaci bu suretle bugüne dek 290 bin kisiye hipnozu ulastirmistir.
80'li yillarda Istanbul'da Dis Hekimi Ali Esref Müezzinoglu ve arkadaslari Bilinçli Hipnoz Dernegi'ni kurmus bu alanda binlerce hipoz seanslari,cerrahi operasyonlar gerçeklestirmislerdir.Ayni çalisma grubu 90'li yillarda daha genis bir perspektifle TIBBI HIPNOZ DERNEGI'ni kurarak, bültenleriyle,tebligleriyle hipnotizmaya katkilarini sürdürmektedirler. El'an kurulmakta olan HIPNOVIZYON DERNEGI de bülten,konferans ve seminerleri ile yurt içi ve disinda sayisiz uygulamalarin takipçisi olmustur. Üyelerinden Uzman Psikiyatrist Ilhan Yargiç Disosiyatif Hastaliklarla ilgili tezi ve ABD'de 'te Yilin Arastirmacisi Ödülü ile Hipnoz ve Çogul Kisilik rahatsizligi arasindaki ilginç bagi günyüzüne çikartarak literatüre çok degerli katkilarda bulunmustur. Hipnovizyon Dernegi yayinlarinin Genel Yayin Koordinatörü Murat Uslu da Hipnoz ve Ekmnezi çalismalariyla Türkiye'de en çok pratige sahip bir üye olmasinin yaninda esi Fatmagül Uslu ile birlikte Türkiyemizde Hipnozu Medyatex araciligi ile Internetle bulusturan ilk isim olarak tarih sayfalarindaki yerini almistir. Hipnovizyon üyelerinden Murat Azkeskin ise "Hipnoz ve Koku" baslikli çalismasiyla ilk defa koku,parfüm vs ile derin trans eldesini basarmis ve bu sahada 250'nin üzerinde seans çalismasi olmustur. Diger üyelerAv. Üzeyir Aydin oto hipnoz ve "Hypnos in the law" Hukukta hipnoz çalismalari,Sn.Sinan Yilmaz Hipnoanestezi, Muammer Kukul Hipnoz ve Egitim konularinda çok degerli çalismalar yapmislar,gazete,dergi ve tv lerde onlarca kez bu çalismalarini konunun ilmi perspektifi içerisinde nesretmislerdir. Ayrica gerek dernek çalismalari gerekse özel kliniklerindeki ferdi çalismalari ile hipnozun bilimselligi ve uygulamalari konusunda hem insanimizi aydinlatan hemde onlara sifa vesilesi olan Prof.Dr. Ref'et Kayserilioglu , Dt. Ertugrul Bayram , Dt. Mehmet Halaçoglu ile ülkemizde hipnoza çok sey kazandirmis Hipnotist Oktay Kanat ve esi Meral Kanat'ingünümüz hipnozunun tarihi çerçevesinde yer almalarinda büyük bir zaruret vardir.

Somut İnsan Halleri

Matematik

Simya

Oyun

Yazarlar




gunes

Copyright © 2001

MEL&TAN